Romantik Kıskançlık

Kıskançlığın bir çok tanımı vardır çünkü kıskançlık herkes için farklı yaşanan bir duygudur. Kıskançlığı romantik ilişkiyi kaybetmeye veya bozulmasına sebep olabilecek bir riske verilen tepki olarak tanımlayabiliriz. Kıskançlık 3 kişi arasında yaşanmaktadır ve bütün bu sürecin ortasında sevilen kişi durmaktadır. Kıskançlık anında yaşanan tüm negatif duygular önce sevilen kişiye yönlendirilir. Kıskançlık anında kişi yaşadığı ve sahip olduğunu düşündüğü özel şeyi başkasına kaptıracağını hisseder ve ona ait olanın başkasında olması fikri aklından çıkmaz. Bu aslında tamamen bir rakip ile karşılaşma kaygısıdır. Rakibin çekici olması özellikle özgüveni düşük ve bu konuda hassas olan kişilere daha ağır bir yük olur ve kıskançlığın dozu gittikçe artar.

Kıskançlık sadece özel olan ve sahip olunan şeyin başkasına kaptırılması korkusu değildir. Bazen sadece böyle bir olasılık olabilir mi korkusu bile kıskançlığa sebep olabilir. Genelde kişi hatalı olduğunu fark etse bile kıskançlık devam edebilir.

Kıskançlığı Neler Tetikler?

Kültür, önceki ilişkilerde yaşananlar, aile yapısı ve kişisel yatkınlığa kadar bir çok şey tetikleyici durum ile birleşince kıskançlık ortaya çıkar. Fakat bütün bu yatkınlıklar kıskançlığın ortaya çıkması için yeterli olmayacaktır, tetikleyici bir olay yaşanmadığı sürece kıskançlık ortaya çıkmayabilir.

Kıskançlıkla ilgili çoğu şey kişiden kişiye farklılık gösterir. Tetikleyici durumlar da bunlardan biridir. Kıskançlığa çok yatkın kişilerde sevilen kişinin başka birine bakması bile kıskançlık için tetikleyici olabilir. Bazen de sevilen kişinin başkası ile ilişkisinin olması kadar büyük bir olay kıskançlığı tetikleyebilir. Bu tamamen kişiden kişiye ve kıskançlık yaşayan kişinin yatkınlığı, aile yapısı gibi özelliklerine bağlıdır. Kişi kıskançlığa yatkın değilse kıskançlık oldukça az yaşanır. Partnerin başkasına ilgili davranması, partnerin başka bir birlikteliğinin olması veya partnerin biriyle flört etmesi gibi durumlar kıskançlığı tetiklemektedir.

Kıskançlığa Verilen Tepkiler

Kıskançlıkta üzüntü, acı, kızgınlık, keder, korku, aşağılanma, öfke gibi duygular yaşanırken aynı zamanda terleme, nefes almada zorluk, yüz kızarması, hızlı nabız ve uyku sorunları da görülür. Aynı zamanda kendini ve diğerlerini suçlama, saldırganlık, kendini başkalarıyla kıyaslama, şiddet, ağlama, bağırma gibi durumlar da görülmektedir. Kıskançlıkta en çok yaşanan duygu öfkedir ve kıskançlıkta yaşanan öfke duygusu yüzünden şiddet, saldırı, yaralama ve cinayetler de görülebilmektedir.

Kıskançlıkla Baş Etmek

Kıskançlıkla nasıl baş edildiği ilişkinin kaderini belirleyen noktalardan biridir. Kıskançlık hissedildiğinde yapıcı yöntemler kullanılırsa kıskançlıklar ilişkiye zarar vermezken yıkıcı yöntemler ilişki için oldukça zarar verici olmaktadır.

Yapılan araştırmalarda romantik ilişkilerde yaşanan sorunlara verilen 4 tepki olduğu saptanmıştır. Bunlar çıkış, konuşma, bağlılık ve umursamamadır.

Çıkış ilişkiyi bitirme veya bitirmek ile tehdit etmeye yönelik tepkilerdir. Bu yöntem ilişki için oldukça yıkıcı bir yöntemdir.

Umursamamada kişi ilişkisinin kötüleştiğini bildiği halde bununla ilgili konuşmak veya adım atmaktan kaçınır ve ilişkinin kötüleşmesine izin verir. Bu da aynı şekilde yıkıcı yöntemlerden biri olarak kabul edilir.

Bağlılık ise olumsuz koşulları düzeltebilme beklentisidir. Burada ilişkiyi kurtarmak ön plandadır ve bunun için adımlar atılır. Bu yöntem ise yapıcı baş etme yöntemlerindendir.

Konuşma ise ilişkide yaşanan problemleri konuşarak halletmeye çalışmak ve sorunları bu şekilde çözmeye çalışmaktır. Burada kişinin amacı ilişkinin devam etmesini sağlamaktır ve bu yöntem de yapıcı bir yöntemdir.

Kıskançlığın Tedavisi Var mı?

Kıskançlık için terapide önemli olan nokta bu duyguyu neyin getirdiğidir. Kıskançlık duygusunun altında yatan sebepleri bulmak ve bunlar ile çalışmak kökten gelen değişimi sağlamaktadır. Kıskançlık durumunda hissedilen duyguların ve düşüncelerin neler olduğunun farkına varmak ve bu düşüncelerin mantığını ele almak kıskançlık durumuna iyi gelebilir. Kıskançlığa ve getirdiği düşüncelere tarafsız ve mantıklı bakılabildiğinde kıskançlık süreci daha sağlıklı ilerleyecektir.

Kıskançlık ile yıkıcı olarak baş etmeye çalışmak veya saldırgan ve öfkeli tavırlar sergilemek ilişkiyi bitirme noktasına getirebilecek bir durumdur. Bu sebeple aşırı kıskançlık gösteren kişilerin kendi sağlıkları ve sevdiklerinin sağlığı için terapiye gitmeleri önemlidir.

Uzman Klinik Psikolog Tilbe Çankaya

  1. Pines, A. M. (1998). Romantic jealousy: Causes, symptoms, cures. New York: Routledge.

  2. Rusbult, C. E. ve Zembrodt, I. M. (1983). Responses to dissatisfaction in romantic involvements: A multidimensional scaling analysis. Journal of Experimental Social Psychology, 19(3), 274-293.

  3. Pines, A. M. (1992). Romantic jealousy: Five perspectives and an integrative approach. Psychotherapy: Theory, Research, Practice, Training, 29(4), 675-683.

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Etiketlere Göre Ara

Copyright 4Life Productions 2017