Aleksitimi

Duyguları tanımlamak oldukça zordur. Psikologlar ve felsefeciler yıllardır duyguların anlamı ve tanımı üzerine düşünmektedir.

Duyguları tanımlama girişimleri Aristotales’e kadar uzanmaktadır. Ona göre duygular neşeli ve neşesiz anlarımızda ortaya çıkan refakatçılarımızdır. Sosyo-biyolojik yaklaşıma göre duygular evrimsel süreçten geçerek gelmiştir ve insanların çevreye uyum sağlayıp bugüne kadar gelmesine yardımcı olmuşturlar. Nöro-fizyolojik olarak bakıldığında duygular sempatik sinir sisteminin çalışmasıyla ortaya çıkmaktadırlar. Yani duygular fizyolojik, bilişsel ve davranışsal bileşenleri içermektedirler.

Peki aleksitimi ne anlama gelmektedir?

“Duygular için söz yokluğu” anlamına gelen aleksitimi 1972’de literatüre kazandırılmıştır. Aleksitimi düş ve fantezi yaşamında kısıtlılık, duygu düşünce ve fizyolojik tepkileri ayırt etmede yetersizlik, duyguları tanıma ve ifade etmedeki güçlükler olarak tanımlanmaktadır. Başlangıçta psikosomatik hastalarda görüldüğü düşünülse de günümüzde bir çok farklı psikiyatrik bozuklukta ve sağlıklı insanlarda da görülen bir kişilik özelliği olarak kabul edilmiştir.

Kısaca aleksitimi kişinin duygularını tanımlama, ifade etme ve detaylandırma sorunudur. Bu insanlar duygusal işlevlerde ve kişilerarası ilişkilerde sıkıntı yaşamaktadırlar. Duygu ve düşünceleri arasındaki bağı kuramazlar ve duygularını ifade etmekte sorun yaşarlar. Aleksitimi insanlarda bedensel tepkilerin ve şikayetlerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Aleksitimi Neden Olur?

Bazı uzmanlar aleksitiminin tamamen sosyo-kültürel olduğunu savunmaktadırlar. Doğu toplumlarında duygular bedenselleştirilir ve somatik tepkilere dönüşür çünkü bu toplumlarda duyguları ifade etmek yerine gizlemek ve bastırmak öğretilmiştir. Bazı uzmanlar ise aleksitimiyi beyin yarım küreleri arasındaki kopukluk sonucu ortaya çıkan bir sorun olarak görmektedir. Bir başka grup uzman ise aleksitimiyi duygusal cahillik olarak tanımlamaktadırlar.

Aleksitiminin neden olduğu ile ilgili tartışmalar sürse de sonuçları herkes için aynıdır. Aleksitimik insanlarda psikosomatik (kişinin fizyolojik yakınmaları olmasına rağmen organik kökenli bir hastalığı bulunmaması durumu) yakınmalara sebep olmaktadır.

Aleksitimik Belirtiler Nelerdir?

  • Yaşamlarında düşünebilen, konuşabilen, anlatabilen ve ilişki kurabilen insanlardır fakat duygu ve düşünceleri arasında bağ kurup bunları ifade etmekte zorlanırlar.

  • Zekalarını duygularından kaçmak için kullanabilirler.

  • Seyrek olarak rüya görürler

  • Yaratıcılıktan yoksun mekanik kişilerdir

  • Empati kurma yetenekleri zayıftır

  • Dışa dönük özellikleri bulunmaktadır

  • Düşünmeden davranma eğilimleri olabilir

  • Stresli veya üzgün olsalar bile çoğunlukla inkar etme eğilimindedirler.

Aleksitimik insanların acı verici deneyimlerle fazla sarsıldığı düşünülmektedir. Fakat kişiler bu deneyimleri adlandıramamış ve neler hissettiklerini fark edememişlerdir. Aleksitimik insanlara yapılan terapilerde amaç bu deneyimlerin aşamalı olarak isimlendirilmesine yardım etmektir.

Terapi sırasında bu bireylere bilişsel yöntemler ile duygu ve düşünceleri ayırt etmeyi öğretmek ve duygusal gelişimlerini yükseltmek amaçlanır. Duygular ayırt edilmeye başlandığında bedensel tepkiler azalacak ve kişi fizyolojik semptomlarından kurtulacaktır.

Aleksitimik insanların psikosomatik semptomlar göstermeyi beklemeden terapiye gelmesi önemlidir. Duygularının farkında olan insanların ilişkileri ve sosyal yaşamı gelişmektedir bu da psikolojik sağlığı getirmektedir.

Uzman Klinik Psikolog Tilbe Çankaya

Etiketler:

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Etiketlere Göre Ara

Copyright 4Life Productions 2017