Alkol Bağımlılığı

Dünya tarihine bakıldığında 8 bin yıl önce alkolün zevk verici bir içki olarak kullanıldığı görülmüştür. Alkol bağımlılığı gibi bir gerçek varken akıllara ne kadar içmek alkol bağımlılığına işaret, ne kadar içilse bir sorun teşkil etmiyor gibi sorular gelmektedir.

Günde 1-2 kadeh içki içmenin kalp hastalığı riskini azaltabileceği uzmanlar tarafından söylenmektedir. Bir çok insan alkollü içecekleri kutlamalar gibi özel günlerde içip alkol ile sağlıklı ilişkiler kurmayı başarır. Alkol kullanımının tıbbi olarak normali erkekler için günde 2, kadınlar için ise günde 1 içkidir. Fakat bağımlılık aniden gelişen bir sorun değildir, alkol bağımlılığı çok boyutlu ve kronik bir hastalıktır. Bağımlılık kişinin zararlı olduğunu bildiği halde maddeyi kullanmaya devam etmesi, kullandığı maddeyi bırakamaması, maddeyi sürekli olarak araması ve maddenin dozunu giderek arttırmasıdır. Bağımlılık fiziksel, bilişsel ve davranışsal seyreden bir tablodur.

Bağımlılıkların genetik yönleri bulunmaktadır ve hayatın fiziksel, ruhsal ve sosyal her boyutunu etkilemektedir ve yaşam kalitesini düşürmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) alkol bağımlılığını “ Uzun süre ve alışılmışın dışında alkol alan, alkole bağlı olarak ruhsal-bedensel-toplumsal sağlığı bozulan, buna karşın durumunu değerlendiremeyen, değerlendirse bile alkol alma isteğini durduramayan, sağaltıma gereksinimi olan bir hastalık” olarak tanımlamıştır.

Alkol Bağımlılığını Nasıl Anlarız?

Aşağıda yazılan semptomların en az üçü varsa

- Kişi niyetlendiğinden daha fazla miktarda ve sürede alkol alıyorsa

- Kişi bırakmayı istediği ya da defalarca bırakmayı denediği halde yeniden içmeye başlıyorsa

- İçki içmeye fazla vakit ayırırsa

- İçki içilmeyen sosyal faaliyetleri azaltırsa

- Alkole bağlı ya da alkolle artan fiziksel veya psikolojik problemler yaşamasına rağmen içmeye devam ediyorsa

- İçtiği miktar artık yetmeyip, aynı etkiyi almak için içtiği miktarı arttırıyor veya çok denilecek miktarlarda içip yine de etkilenmiyorsa

- Alkol almadığı zaman titreme, terleme ve çarpıntı gibi şikayetler yaşıyorsa alkol bağımlılığı olduğu söylenebilir.

Alkol bağımlılığına bağlı birçok ruhsal sorun ve bozukluk ortaya çıkabilir. Bağımlılıkla birlikte anksiyete bozuklukları, depresyon ve duygu durum bozuklukları gibi sorunlar görülmektedir.

Bağımlılıklarda BİR KEREDEN BİR ŞEY OLUR.

Bir kereden bir şey olmaz düşüncesi kişileri bağımlılık döngüsüne sokmaktadır. Bağımlılık döngüsü bir kısır döngüdür. Kişi bir kereden bir şey olmaz düşüncesiyle maddeyi kullanır ve istediği zaman bırakabileceğini düşünür. Fakat zamanla bırakamayacağını anlar sonraki adımlarda bırakma kararı alıp tedavi görebilir ve maddeyi bıraktığı süreçte yine “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesi ile maddeyi kullanır ve kısır döngü aynı şekilde devam eder. Bazı maddeler ilk kullanımda bağımlılık yapsa da alkol için bu geçerli değildir. Bu riskli bir durumdur çünkü alkolde kaç kullanımdan sonra ve ne zaman bağımlılık olacağı tamamen bireyseldir.

Bağımlılık tedavisindeki ilk ve en önemli adım kişinin bağımlı olduğunu kabul etmesidir. Bu adım atılmadan tedaviye başlansa bile tedavi yarım bırakılır. Bağımlılık tedavisinde sosyal destek çok önemlidir. Vücut maddeden arınırken kişi yaşamında onu maddeye iten sebeplerden ve kişilerden de arınmalıdır. Alkol bağımlılığı kişinin hayatını kökten değiştirdiği için sosyal hayat ve aile ilişkileri de bozulmaya yüz tutar ve bu yüzden kişi kendini yalnız hisseder. Bu durumda aile ve sosyal çevre tedavi sürecinde kişinin yanında olmalı ve yalnız hissetmemesini sağlamalıdır. Kişinin maddeden uzak durması için boş vaktinin olmaması önemlidir. Bu yüzden sosyal çevresi sayesinde kişi sosyal hayata aktif olarak geri dönmelidir.

Alkol bağımlılığının tedavisinde psikolojik destek çok önemlidir çünkü alkol ve madde bağımlılığı bir çok psikolojik yıkıma sebep olmaktadır. Panik atak, anksiyete, depresyon, intihar, uyku problemleri ve öfke problemleri gibi psikolojik sorunlar alkol bağımlılığına eşlik eder ve maddenin kullanımı bitince birden ortadan kaybolmazlar. Bu kişiler genellikle sorunlarıyla alkol ve madde kullanarak baş etmeye çalışan kişilerdir. Bu kişilerin sorunlarla baş etme yöntemleri değişmeli ve kişisel sorunları çözülmelidir. Bu yüzden alkol bağımlılığında mutlaka psikoterapiye başlanmalıdır.

Klinik Psikolog Tilbe Çankaya

Etiketler:

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Etiketlere Göre Ara

Copyright 4Life Productions 2017