Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluk depresyon mani veya hipomani ataklarını içeren, bu ataklar dışında kişinin tamamen normal olduğu veya hafif düzeyde belirtiler gösterdiği bir duygudurum bozukluğudur. Bipolar bozukluk kişinin işlevini ekonomisini ve sosyal hayatını aşırı seviyede sarsan bir hastalıktır. Kronik ve yıkıcı bir hastalık olan bipolar bozukluk beraberinde diğer tanıları da getirebilir. Atak dönemlerinde yaşam kalitesi düşmekte ve kişinin işlevselliği oldukça azalmaktadır. Son dönemde yapılan araştırmalar bipolar bozukluğun başlangıç yaşını 20 yaş civarı olarak belirtmiştir. Çoğu bipolar bozukluk hastasına bu tanıyı almadan önce farklı tanılar konur. İlk atağı depresif atak olan kişiler genellikle depresyon tanısı alırken ilk atağı mani olan kişiler ise kişilik bozukluğu tanıları almaktadır.

Majör Depresif Dönemde depresif mizaç, isteksizlik, iştah ve uyku artması veya çoğalması, konsantrasyon güçlüğü, suçluluk ve değersizlik hissi, enerji azalması ve intihar eğilimi gibi semptomlar en az 2 hafta boyunca görülmelidir.

Manik Dönemde yükselme hali, büyüklük hissi, az uyku, çok konuşma, düşünce fazlalığı ve düşünceleri takip edememe, risk alma, alışveriş ve cinsel istekte artış en az 1 hafta boyunca görülmelidir.

Hipomanik Dönemde büyüklük hissi, az uyku, çok konuşma, fikirlerini takip edememe, risk alma, alışveriş ve cinsel istekte artış en az 4 gün boyunca görülmelidir.

DSM-5 tanı ölçütleri el kitabına göre bipolar bozukluk bipolar tip 1 ve bipolar tip 2 olarak ayrılmaktadır.

Bipolar tip 1 tanısı için tek bir manik dönem görülmelidir

Tip 2 için ise en az birer hipomani ve depresif dönem atağı geçirilmiş olmalıdır.

Tedavi için duygudurum dengeleyiciler kullanılmaktadır. Bu bozuklukta işlevselliği geri kazanma, ilaç uyumu, hayat tarzı düzenleme ve bu hastalıkla yaşama gerçeği ile başa çıkma için terapi şarttır.

Bipolar bozukluğu olan kişilere ve ailelerine mutlaka psikoeğitim verilmeli ve hastalığın ne olduğu onları neler beklediği konuşulmalıdır.

Yaşanan her atak hasta ve ailesinin dengesini bozar ve sadece hastaya değil aileye de yoğun destek verilmelidir. Bipolar bozukluğu olan ebeveynin çocukları hem genetik anlamda hem de psikososyal anlamda yüksek risk altındadır.

Genelde bipolar olan kişilerin ilişki kurmadaki zorlukları nedeniyle bekar veya boşanmış oldukları gözlemlenmektedir. Evlilikteki uyumlulukların atak dönemlerinde sarsıldığı gözlemlenmiştir. Bipolar bireye bakım veren olmak yüksek düzeyde fiziksel sağlık ve psikolojik sağlık problemlerine neden olabilmektedir. Hasta atak döneminde olmasa bile bakım veren atağın gelme kaygısını yaşayabilir.

Bipolar bozukluk hastalarının aileleri de çoğu zaman psikolojik yardıma başvurmaktadırlar.

Bipolar bozuklukta genetik aktarımın yeri göz ardı edilemeyecek boyutlardadır. Araştırmalara göre bipolar bozukluğa sahip olan bireylerin çocuklarında ve birinci derece yakınlarının da bipolar çıkma riski toplumdakilerin 10 katı kadardır. İkiz çalışmalarına bakıldığında tek yumurta ikizlerinde eş hastalanma oranı %90lara çıkmaktadır.

Bipolar bozuklukta çevresel etkenlerin yeri net değildir. Psikososyal etkenler genetik etkenlerle birlikte şekillenmekte ve birlikte rol almaktadır.

Bipolar bozuklukta mevsimsellik çok görülmektedir. Mani atakları ilkbahar yaz dönemi ortaya çıkarken sonbahar kış dönemlerinde depresyon atakları görülmektedir.

Tedavide ilaçlar büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda beslenme şeklinin düzeltilmesi, alkol madde kullanımı gibi alışkanlıklardan uzak durulması gerekmektedir ve uyku düzenine dikkat edilmelidir.

Klinik Psikolog Tilbe ÇANKAYA

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Etiketlere Göre Ara

Copyright 4Life Productions 2017