Yas Süreci ve Süreklilikler

İnsanlar çocukluktan itibaren sürekliliğe ihtiyaç duyarlar ve bu sürekliliğin hayatın her alanında güvence altında olmasını isterler çünkü süreklilik kavramı istikrar ve tahmin edilebilirlik duygularımızı besler.

Bu süreklilikler sayesinde insanlar yarın neler olabileceğini tahmin eder ve güvende hisseder. Kişi dün nasılsa bu gün de o insan olduğuna inanır ve yarın da aynı kişi olarak kalacağını düşünür fakat bir felaket olduğunda bu süreklilik kırılır. Hiç bir şey dün olduğu gibi değildir ve geleceğe bakmaktan korkulur.

Günlük yaşamımızda ihtiyaç duyulan dört süreklilik çeşidi vardır. Bilişsel Süreklilik kuralları, zaman ve mekan algısını, prensipleri ve varsayımları içerir ve mantık köprüsünü oluşturulmasını sağlar.

Roller ise kısa ve uzun süreli olarak yaşamda taşınan rolleri içerir. Örneğin bir kadının çocuğu olursa annelik rolünü taşımaya başlar ve çocuğun kaybı annelik rolünün sarsılıp kırılmasına sebep olur.

Sosyal Süreklilik ise kişinin ait olduğu sosyal grupları temsil eder. Aile, arkadaşlar ve dini gruplar bunlara örnek gösterilebilir. Bu gruplar kişiye ait olma ve süreklilik hissini vermektedir.

Son olarak Kişisel Tarih Sürekliliği ise yaşam öyküsünü, kişinin kendine dair inançlarını, duygularını ve hatıralarını içermektedir.

Kayıp, yas ve kriz durumları kişilerde bu süreklilikleri kırmakta veya sarsmaktadır. Kişinin kuralları, taşıdığı roller, ait olduğu sosyal gruplar ve duyguları değişebilir veya sarsılabilir.

İnsanlar yası taşıyabilecek güce sahiplerdir. Yas danışmanlığı almak için olaydan sonraki 40 gün uygun değildir. Bu süreçte insan kendi gücüne inanmalı ve olayları sindirebilmeyi denemelidir. 40 günün sonunda kişiler için yas danışmanlığı hizmeti uygun olacaktır.

Klinik Psikolog Tilbe Çankaya

Etiketler:

Tanıtılan Yazılar
Son Paylaşımlar
Etiketlere Göre Ara

Copyright 4Life Productions 2017