Anksiyete, hafif veya şiddetli olabilen endişe veya korku gibi bir rahatsızlık hissidir. Herkes bu duyguyu yaşar. Her duygunun olduğu gibi kaygının da insan hayatında işlevsel bir noktası vardır. Kişiyi hayatta tutar. Örneğin, eğer kaza yapmaktan kaygı duymazsak arabayı çok hızlı kullanıp kaza yapabiliriz. Bu kaygıyı sağlıklı sınırların üzerinde yaşadığınızda, belirgin bir sebep olmaksızın ortaya çıktığında, bu duygu ile başa çıkamadığınızı düşündüğünüzde ve günlük aktivitelerinizi yapma yeteneğinizi etkilediğinde, bu bir bozukluğa dönüşebilir.


Belirtileri:

  • Artan kalp atış hızı ve ağır solunum

  • Artan kas gerginliği

  • Göğüste sıkışma hissi

  • Asılsız ve artan endişeler ve huzursuzluk

  • Zorlayıcı davranışlara yol açan gereksiz şeylere takıntılı olmak

  • Aşırı terleme

  • Sık tuvalete gitme

Nasıl başa çıkarız?

  1. Kaygı geldiğinde hemen odağınızı değiştirebilirsiniz. Çok kaygılandığınızı hissettiğinizde sevdiğiniz bir müziği açıp dans edebilir, boyama yapabilir veya ne yapmayı seviyorsanız ona yönelebilirsiniz veya çevrenizdeki mavi renkteki eşyaların listesini aklınıza getirebilirsiniz

  2. Kaygınız için belli bir süre belirleyip, sadece o zaman aralığında kendinize kaygılanmak için izin verebilir, sonrasında günlük yaşantınıza dönebilirsiniz

  3. Bu kaygınızı bir yere yazabilirsiniz. Yazmanın iyileştirici bir gücü vardır

  4. Bu kaygınızın mantıklı olmadığına dair kanıtlar neler? Bunlara bir göz atabilirsiniz.

  5. Daha önce hayattaki kaygılarınızla baş ettiniz. Daha öncekilerle nasıl baş ettiğinize bakıp o zaman ne yaptıysanız onu uygulayıp, bunu yeniden yapabileceğinizi görebilirsiniz.

Nil Topaloğlu

Klinik Psikolog