Bir Terapi Yöntemi Olarak EMDR

EMDR son dönemde çok fazla duyulan bir terapi yöntemi olmaya başladı. Peki nedir bu EMDR? Sadece büyük travmalarda mı kullanılır? EMDR terapisine gitmek için hayatımızda illa taciz, tecavüz veya doğal afet gibi bizi derinden sarsan olaylar mı yaşanması gerekir?


EMDR aslında birçok terapi yöntemini içinde bulunduran bütüncül bir psikoterapi yaklaşımıdır. Hayattaki kötü yaşam olayları ile başa çıkma kapasitesinin arttırılmasında çok etkili ve güçlü bir yöntemdir. Anılar üzerinde çalışır.


Beynimiz deneyimlerle kendisine ulaşan bilgileri işlemler ve işlevsel bir şekilde kullanılmasını sağlar ve bu bilgileri sonraki deneyimlerimizi yönlendirmek üzere saklar. Beynin sistemi anıları bu şekilde işler.


Örneğin; sıcak bir tencereye dokunduğunda elimiz yandı. Beynimiz bu bilgiyi alır hem duygusal hem de mantıksal açıdan değerlendirir ve sonuçta “Eğer elimi sıcak bir tencereye dokundurursam, elim yanar.” gibi bir çıkarımda bulunur. Hatta bazen bunu genelleyerek “Elimi sıcak bir yere değdirirsem elim yanar.” şeklinde bir genellemeye de dönüştürebilir.


Fakat hayatımızda travmatik bir an yaşandıysak, çok fazla hayat zorluğuyla karşılaştıysak, annemiz bizi ihmal ettiyse, ailemiz içinde şiddet varsa, bugün bile kendinizi yaşadığınız olaylar karşısında çok fazla yalnız, çaresiz, mutsuz veya değersiz hissediyorsak bu durum sistemimizde bir sıkıntı olduğuna işaret ediyor olabilir.


Yani bu zorlu yaşam olayları karşısında beynimiz yeni gelen bilgiyi anlamlandırmakta ve bunu daha sonraki deneyimlerde kullanmakta zorlanır. Öğrenme gerçekleşmez. Duygular, düşünceler, imgeler, sesler, beden duyumları hepsi o gün yaşanıldığı gibi hafızamızda kalmaya devam eder ve diğer anılardan izole olur. Eğer bugün yaşadığımız bir olay bu anıyı tetiklerse, yani bu anının bir parçasıyla bağlantı kurarsa, birey o anının bir bölümünü veya tamamını sanki tekrardan yaşanıyormuş gibi etkiler yaşar.


Örneğin; size rahatsızlık veren yaşadığınız bir olayda bedeniniz kasılmışsa, o anı hatırlatacak herhangi bir durumlar ile karşılaştığınızda, bedeninizin tekrar o günkü gibi kasıldığını hissedebilirsiniz.


Geçmişte yaşadığınız sıkıntı verici olay kendinizi değersiz veya çaresiz hissetmenize neden olmuşsa bugün de o anıyı tetikleyecek olaylar karşısında kendimizi çaresiz ve değersiz hissederiz.


Hah işte! EMDR’ın hedeflediği anılar tam olarak bunlardır. Burada şunu belirtmekte yarar görüyorum ki, bu anıların sadece taciz, tecavüz, şiddet veya doğal afet olmasına gerek yoktur. Hayatta yaşadığımız kendimize “değersizim”, “çaresizim”, “sevilmeye değer değilim”, “hiçbir şeyi hak etmiyorum”, “hayatta hep çok şansızım”, “her şey benim başıma geliyor” gibi cümleler kurdurmamıza neden olan yaşam olayları da bu anılara dahildir. Araştırmalar bu gibi yaşam olaylarının birleştiğinde taciz, tecavüz, şiddet veya doğal afetin üzerimizde yarattığı olumsuz etkilerden daha fazla olumsuz etki yaratabileceğini göstermiştir.


Bu anılar beynin hem duygusal hem mantıksal açıdan işleyemediği ve hayatımız üzerinde olumsuz etkilerini hissettiğimiz anılardır.

EMDR’a göre hayatımızdaki ruhsal sıkıntıların, olumsuz duygu, düşünce ve davranışların kaynağı bu tür anılardır. Çift taraflı uyarım yöntemiyle (sağa ve sola göz hareketiyle, vücudumuzun bir sağına ve bir soluna olmak üzere ritmik vuruşlarla) bu tür anıların beynimizde dönüştürülmesini sağlar. Danışan kendisini rahatsız eden izole anısından rahatsız olmamaya başlar. Anıya başka bir bakış açısıyla bakmaya başlar.


Bu sayede EMDR kişiye sadece anıya değil, ondan sonraki yaşanacak olaylara da olumlu duygu ve düşüncelerle yaklaşma, kendine acımasız davranmama, kendini suçlanmama ve kendine daha şefkatli bir yerden bakma gibi becerileri kazandırır.


Nil Topaloğlu

Klinik Psikolog